29 Temmuz 2013

Maniac / Manyak


    Hiç aklınıza gelir miydi bizim sevimli, cesur Hobbit'imiz Frodo büyüsün ve psikopat bir katile dönüşsün. Gerçi Elijah Wood, Sin City'de ne kadar gözü dönmüş bir manyak olabileceğini cümle aleme ispatlamıştı ama böylesi rollere bu denli yakışacağını hiç düşünmemiştik. 
   Maniac, 1980 tarihli aynı isimli bir başka filmin yeniden çevrimi. Ana karakterimiz Frank, görünürdeki işi olarak gündüzleri vitrin mankenlerini restore ederken, geceleri de genç ve güzel kadınları öldürmekle meşgul oluyor. Sadece öldürmekle de kalmayıp kafa derilerini yüzüyor ve hatıra niyetine saçlarını alıyor. Buraya kadar sıradan bir seri katil hikayesi gibi geldiyse durun hemen karar vermeyin. Bu hikayede katili kovalayan polisler, ipuçları peşindeki zeki adamlar yok. Bu film tamamen katilin gözünden, onun hikayesini anlatıyor. Bunu desteklemek için kullanılan "point of view" tekniği ise gerçekten dahice olmuş. Tüm filmi Frank'in bakış açısından, onun gördüğü şekilde izlemek değişik bir film izleme deneyimi sunuyor. Özellikle ana karakter cani bir psikopat olunca işlediği tüm cinayetleri onun gözünden birebir izliyor, adeta eyleme dahil olmaya zorlanıyorsunuz. Ancak uyarmam lazım, bu durum benim gibi midesi hassas izleyiciler için biraz zorlayıcı olabilir, çünkü ne Frank ne de yönetmen kan kullanımı konusunda elini hiç korkak alıştırmamış. 
    Maniac biçim konusunda bu kadar başarılıyken, iş içeriğe gelince ne yazık ki aynı performansı göremiyoruz. Frank'in, amiyane tabirle, kafayı sıyırmasının nedeni olarak sunulan "mother issues" durumu artık fena halde baydığından olsa gerek "amaan yine mi" dedirtiyor. Abartılı şiddet meselesine hiç girmek istemiyorum. Finaldeki absürtlüğü de spoiler vermemek için atlarsam, 89 dakikalık biçimsel şölenden başka bir şey kalmıyor. 
     Filmin yönetmeni Alexandre Aja'nın yine gerilim türündeki diğer filmlerini izlemişliğim yok ama Maniac'ı biçimsel açıdan iyi kotardığına göre, içeriği de hallederse kendisinden eli yüzü düzgün işler bekleyeceğimiz ortada. Tekrar Elijah Wood'a gelirsek, aynaya baktığı birkaç sahne dışında kamera önünde yer almadığını düşündüğümüzde, bu filmle bedava para kazandığını söyleyebiliriz. Tarifesinde bi indirim yapmıştır muhakkak. 
      Özet olarak; mideniz sağlamsa, başarılı bir point of view tekniği izlemek istiyorsanız ve gerilmekten hoşlanıyorsanız Maniac'ı tavsiye edebilirim. Aksi takdirde hiç bulaşmayın.

11 Temmuz 2013

Spike Lee'nin Oldboy'undan İlk Fragman


     Favori filmlerim arasında yer alan Oldboy'a 10 yıl sonra Hollywood tarafından el atıldı. Uzakdoğu filmlerinin Amerikan usulü yeniden çevrimlerinden hiç haz etmem ancak kamera arkasındaki isim Spike Lee olunca iyi bir şeyler çıkabilir umudu taşıyorum. Filmin ilk fragmanı da hiç fena görünmüyor doğrusu. Tamamı için ise ekim ayını bekleyeceğiz. 


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...