Sayfalar

Haneke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Haneke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Nisan 2013

Michael Haneke Belgeseli

     Yaşayan en büyük yönetmenler arasında yer alan Michael Haneke kamera arkasında değil de önünde olursa ne olur? Yves Montmayeur tarafından yönetilen "Michael H. Profession: Director" belgeselinde bu sorunun cevabını öğreneceğiz sanırım. Usta yönetmenin sinemasına odaklanan belgeselin fragmanı yayınlandı. Fragmandaki Amour göndermesinin çok güzel bir fikir olduğunu belirtmeden geçmeyelim.

7 Ekim 2012

Amour


Haneke zor bir yönetmen. Filmlerini izlemesi de zor, sevmesi de. Hatta belki biraz iddialı olacak ama şunu söylemek mümkün; Haneke’yi ya çok seversiniz ya da ondan nefret edersiniz. Ortası yoktur. Ben ilk grupta yer alıyorum ve dolayısıyla son filmi Amour Filmekimi’nde en çok izlemek istediğim filmdi. İçinde yaşadığımız çağın tüm iğrençliklerine dair sağlam lafları olan bir yönetmenin ismi Aşk olan bir film çekmesi zaten yeterince ilginçken, Aşk’ı nasıl anlattığı benim için ayrı bir merak konusuydu haliyle. Ancak Haneke sadık izleyicilerini çok şaşırtmamış ve her zamanki rahatsız ediciliğinden ödün vermemiş.
Bir Haneke filmi izlemeyi zorlaştıran şeylerden biri, yönetmenin klasik seyirciyi o çok sevdiği katarsis duygusundan mahrum etmesidir. Filmlerinin büyük kısmında özdeşim kuracak bir karakter, filmin içine girmenizi sağlayacak bir yapı yoktur. İzlediğinizin bir film olduğunun farkında olmanızı sağlayarak sizi sürekli düşünmeye zorlar. Amour’da da aynı özellik devam ediyor. Filmin ana karakterleri 80’li yaşlardaki Anne ve Georges (tıpkı daha önceki 5 filminde olduğu gibi aynı isimleri kullanıyor). Beyazperdede genç, güzel ve sağlıklı bedenler izlemeye alışmış ve bunu talep eden seyirci için özdeşleşmesi zor karakterler. Üstelik Anne aniden hastalanıyor ve günden güne kötüleşirken Georges’in özveriyle ona bakmasına tanık oluyoruz. Anne’in adım adım ölüme yaklaşmasını izlemek, hiç yaşlanmayacak ve ölmeyecek gibi yaşayan bizlere bu gerçeği hatırlattığı için rahatsızlık verici elbette. Oldukça ağır temposuyla, böyle duygusal bir konuyu asla ajitasyona kaymadan, gerçekçi ve acımasızca anlatabilmek ancak Haneke gibi bir ustadan beklenebilir sanırım. Ondan beklenmeyen şey daha önceki filmlerinde rastlanmayan ama Amour’un tüm havasına sinmiş olan dinginlikti.
Peki usta yönetmenin aşk tarifi nasıldı? Bizim çok iyi bildiğimizi sandığımız, uğruna süründüğümüz ama ömrü en fazla 3 yıl süren “aşk”tan bahsetmiyor Haneke. Tek kızları Eva’nın sevgisiz evliliğinin aksine ve günümüzün dejenere ilişkileri içindeki çoğu kişinin yaşayamayacağı şekilde bir bağlılık, özveri ve sevgi söz konusu olan. Belki de filmin adını Aşk değil de Sevgi olarak çevirmek gerekirmiş. En zorlu düşmanı zamana karşı direnmiş ve son sınavını da ölüme karşı vermekte olan… 

27 Mayıs 2012

Büyüksün Haneke!


         65. Cannes Film Festivali ödülleri sahiplerini buldu. İzlememiş olsam da Altın Palmiye'nin favori yönetmenlerimden Michael Haneke'nin Amour filmine gitmesine pek sevindim. Diğer ödüller de şu şekilde; 

Jüri Büyük Ödülü: Reality - Matteo Garrone
En İyi Yönetmen: Carlos Reygadas - Post Tenebras Lux
En İyi Kadın Oyuncu: Cosmina Stratan & Cristina Flutur - Beyond the Hills
En İyi Erkek Oyuncu: Mads Mikkelsen - Jagten
En İyi Senaryo Ödülü: Cristian Mungiu - Beyond the Hills
Jüri Özel Ödülü: The Angel’s Share - Ken Loach
Altın Kamera (En İyi İlk Film): Beasts of the Southern Wild - Benh Zeitlin
En İyi Kısa Film: Sessiz (Bédeng) - L. Rezan Yeşilbaş
Belirli Bir Bakış En İyi Film: Despues de Lucia - Michel Franco
Belirli Bir Bakış Jüri Özel Ödülü: Le Grand Soir - Benoit Delepine & Gustave Kervern
Özel Mansiyon Ödülü: Djeca - Aida Begic
FIPRESCI: In the Fog - Sergei Loznitsa

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...